KOLİTİS ÜLSEROZA
KOLİTİS ÜLSEROZA
Bu Yazı 1175 defa incelenmiştir.

 

ÜLSERATİF KOLİT NEDİR ?

 

 

Ülseratif kolit, kalın bağırsağın iç tabakasını (kolon ve rektumun mukoza ve mukoza altındaki doku) tutan, yaygın iltihabi reaksiyonla karakterize kronik bir hastalıktır.  Hastalığın nedeni tam olarak bilinmeyip klasik olarak alevlenme ve iyileşme dönemleri ile seyretmektedir. Hastalık bulaşıcı değildir. İnsandan insana ya da ortak eşyaların kullanımı ile bulaşması gibi bir durum söz konusu değildir.

Genellikle hastalığın belirti verdiği dönemde kalın bağırsağın son kısmının tutulumu vardır. İltihabi durum kalın bağırsağın daha üst kısımlarına doğru simetrik, çevresel ve devamlı (aralıksız) bir şekilde ilerleyebilir.

 

 

 

ÜLSERATİF KOLİT NEDEN OLUR?

 

 

Günümüzde ülseratif kolit hastalığının gerçek sebebi ya da sebepleri kesin olarak ortaya koyulabilmiş değildir. Gözlemsel veriler hem genetik hem de çevresel faktörlerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynadığını göstermektedir.

Genetik olarak duyarlı olan kişilerin bağırsak florasında yaşayan bakterilere ve tetikleyici çevresel faktörlere karşı verilen şiddetli edinilmiş immun cevabın hastalığa yol açtığı görüşü, en yaygın olarak kabul edilen hipotezdir. Bu görüş, çesitli karışık mekanizmalar ile birbirlerini etkileyen 4 saç ayağından (- genetik duyarlılık, - bağırsak boşluğunda yer alan mikrobiyal antijenler, - çevresel tetikleyici ajanlar, - immun cevap) oluşmaktadır.

 

 

BELİRTİLER

 

 

Ülseratif kolitte bağırsak tutulumuna ait belirtiler hastalığın yerleşim yerine ve yaygınlığına bağlı olarak değişebilmektedir. Ana belirti kanlı, mukuslu (sümüksü madde) ishaldir. Sadece rektum tutulumu olan hastalarda dışkılama sıklığında artış, taze kanama ve dışkılama zorluğu görülebilir. Yaygın tutulumu olan hastalarda ise; bu şikayetlere daha çok, karın sol alt kadrana lokalize olan, yemek ve dışkılama ile ilişkili şiddeti değişen karın ağrıları eşlik edebilir.

Yaygın ve şiddetli hastalıkta tabloya bulantı, kusma ve kilo kaybı eklenebilir. Aşırı kan kaybı sonucunda gelişen kansızlığa bağlı olarak halsizlik ve nefes darlığı ortaya çıkabilir.

 

 

ÜLSERATİF KOLİT TANISI NASIL KONULUR?

 

 

Ülseratif kolit tanısı, klinik değerlendirmeyi takiben yapılacak laboratuvar tetkikleri, endoskopik ve mikroskopik değerlendirme, görüntüleme tetkiklerinden faydalanılarak konulabilir. Kesin tanı, kolonoskopi olarak isimlendirilen kalın bağırsakların kameralı bir sistemle incelendiği ve gerektiğinde mikroskop altında incelenmek üzere doku parçası alınmasına müsaade eden bir sistemle konulmaktadır. Ancak hastalığın karışabileceği diğer patolojilerden ayrımını yapmak veya hastalığın şiddetini ortaya koymak amacıyla yapılacak laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri çok önemlidir.

 

 

HANGİ HASTALIKLAR İLE KARIŞIR?

 

 

Ülseratif kolit, başta Crohn hastalığı olmak üzere diğer iltihabi bağırsak hastalıkları, mikrobiyal bağırsak hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu ve bağırsak kanlanma bozukluğuna bağlı oluşan kolit ile karışabilir.

 

 

ÜLSERATİF KOLİT KANSERE NEDEN OLUR MU?

 

 

Hastalığın süresi ve yaygınlığı arttıkça kalın bağırsak kanseri görülme riski artar. Bu hastalarda kalın bağırsak kanserlerin görülme riski 10 yılda %2, 20 yılda %8 ve 30 yılda %18 olarak bildirilmiştir. Yaygın koliti olan hastalarda kalın bağırsak kanserleri görülme riski normal topluma göre 19 kat artmıştır. İltihabi reaksiyonun şiddetini azaltan ilaçlar kanser riskini de azaltmaktadır.

 

 

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

 

 

Ülseratif kolit tedavisinin temel amacı hayat kalitesini artırmak, hastalıksız dönem elde ederek bunun devam etmesini sağlamak, bağırsak iç tabakasının bütünlüğü korumak ve kanser gelişme riskini azaltmaktır. Ülseratif kolit hastalarında yaşamları boyunca hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli alevlenmeye yakalanma riski %15’tir.

Hastalığın başlangıç tedavisi ilaçlar ile yapılmalıdır. Aminosalisilatlar gibi inflamasyonu önleyici ilaçlar belirtileri kontrol etmede yetersiz kalırsa çok uzun süreli olmayacak şekilde steroid ilaçlar kullanılabilir. Steroidlerin yetersiz kaldığı veya daha fazla devam ettirilemediği durumlarda bağışıklık düzenleyici ilaçlar kullanılabilir. Son zamanlarda geliştirilen biyolojik ajanlar bir diğer alternatif olarak kullanılmaktadır. Hastaların büyük bir kısmının ömür boyu ilaç tedavisi almaları gerekmektedir. Bu nedenle kullanılan ilaçların uygun kullanım alanlarını, faydalarını, etkinlik derecesini ve risklerini bilmek önemlidir. Hastalığın alevlenme dönemlerinde kullanılan ilaçlar ve dozları yeniden düzenlenmelidir. Bu dönemde hastaların yatırılarak tedavi edilmeleri ve ağızdan gıda alımlarının kesilmesi gerekebilmektedir.

Bir diğer tedavi seçeneği cerrahidir.

 

 

AMELİYAT NE ZAMAN GEREKLİDİR?

 

 

Ülseratif kolit hastalarının %30 kadarı cerrahi tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Tüm kalın bağısakların tutulmuş olduğu hastalık tablosunda risk daha fazladır. İlaç tedavisinin belirtileri kontrol etmede yetersiz kalması, kullanılan ilaçlara hastalığın direnç göstermesi, ilaçların (özellikle steroidler) tolere edilemeyen yan etkilerinin gözlenmesi, hayatı tehdit eden komplikasyonların (zehirli kolit, bağırsak duvarının delinmesi, şiddetli kanama gibi) gelişmesi, kalın bağırsak kanseri veya kansere dönüşebilecek öncü lezyon gelişimi gibi durumlarda ameliyat gerekmektedir.

 

 

HANGİ AMELİYATLAR UYGULANABİLİR?

 

 

Ülseratif kolitin cerrahi tedavisi etkilenen organın tamamen çıkarılmasından dolayı tamamen iyileşme potansiyeli olan bir tedavidir.  Hayatı tehdit edici durumlarda acil cerrahi tedavi gerekirken, tedaviye direnç ve kanser riski varlığında hasta ile tartışılarak planlı cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Planlı olarak uygulanabilecek cerrahi tedavi seçenekleri:

  • Tüm kalın bağırsakların (kolon ve rektum) çıkarılarak makatın kapatılması ve karına torba bağlanması

  • Kalın bağırsakların bir kısmının (kolon) çıkarılması ve ince bağırsakların rektuma bağlanması

  • Tüm kalın bağırsakların çıkarılması ve ince bağırsağın bir rezervuar şeklinde hazırlanarak makata bağlanması (Resim 3)

 

Yukarıdaki seçeneklerden hiçbiri sorunsuz olmamakla birlikte kendilerine özgü avantajlara ve dezavantajlara sahiptir. Kendiniz için en uygun tedaviye karar verirken cerrahınızla her bir tedavi yöntemini ayrıntıları ile tartışıp karar vermeniz önemlidir. Hangi yöntem seçilmiş olursa olsun ameliyattan sonra cerrahınızın önereceği aralıklarla (en az yılda bir) kontrole gitmeniz gerekmektedir.

 

KAYNAK: TÜRK KOLOREKTAL CERRAHİ DERNEĞİ

 

 

 

 

 

 

 

 


Etiketler: ÜLSERATİF KOLİT


Yorum Yapın




4 + 9 = Lütfen toplama işleminin sonucunu yazınız.

Kilo Hesapla
Hürriyet Başlıkları
Anket

  • Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

  • Çok Güzel
  • İdare Eder
  • Kötü

   
Maillist

Ziyaret Bilgileri
  • Online:7
  • Bugün : 129
  • Bu Ay: 11617
  • Genel Toplam : 162911